6/12/2009 - Bellaedward96 - Mühürlenme
11.BÖLÜM ARKADAŞLIKTAN FAZLASINI İSTEME…NOLUR
Kafam karışmıştı bir yandan elizabeth bir yandan miley ah!bide alice halamı unutmayalım bir günde bu kadar haber bana ağır gelmişti hassas vücudum bunu kaldıramamıştı ki şuan babamın kucağında yatıyordum bunu onun kokusundan anladım.gözümü açtım anlamsız ve salakça tavana bön bön baktım.
“rens”diye fısıldadı annem yine uzun bir süre cevap vermedim hiç kimse elizabeth`in nasıl bir tehlike olduğunu anlamamıştı.
“rens o iyi bir vampir”dedi babam bunu nasıl söleyebilirdi.
“Edward üstüne gitme”diye sölendi alice halam.
“kafası karışık her şey üst üste geldi biliyorum tatlım ama bunlarıda atlayıcağız korkma”
“jacob nerde”dedim beni tek mutlu eden şey oydu.
“La push`a gittiler”
“yani kimler gitti”
“kurtlar”işte bu süper oldu elizabeth`e tek başıma katlanmak zorunda kalıcam harika!
“rens yeter artık elizabeth sana ne yaptı”hala onu savunuyorlardı nede olsa onları mutlu ediyordu bense sorundan başka bir şey değildim.
“sen sorun değilsin yalnız bu kadarda abartmana gerek yok”işte bu bardağı taşıran son damla olmuştu hızlı ve sert bir şekilde babamın kucağından indim ve kapıya yöneldim.
“nereye”
“gidiyorum anne buraya bir daha gelmeyeceğim”
“hiçbir yere gidemezsin”dedi babam
“öyle mi”dedim ve kapıdan dışarı çıktım ormana doğru koşmaya başladım.
“rens”diye bir ses seslendi bende durdum.
“ne”deyip arkama döndüm nahuel`di bu bana yaklaştı.
“biraz konuşalım mı sanada iyi gelir hem..eskisi gibi”
“olur”dedim ve yeşil yosun kaplı taşa sırtımı vererek oturdum nahuel`de gelip yanıma oturdu bu ne kadar doğruydu bilmiyorum nahuel ona ne kadar kızsam bağırsam bana hep iyi davranıyordu her zaman yanımda oluyordu onu seviyordum arkadaşlıktan fazla seviyordum belki ama jacob`a ihanet edemezdim o benim her şeyimdi.
“elizabeth”dedi
“onunla ilgili konuşmayalım lütfen”
“peki o zaman”
“nahuel son zamanlar seni kırdıysam üzgünüm”deyip kafamı eğdim.eliyle çenemi tutup kafamı kaldırdı.
“sen haklısın ben çok salağım sizi gidip volturilere söyledim kendini suçlu hissetme”
İç çektim “sen sölemeseydin bile bu durumu fark edeceklerdi sen sadece işi hızlandırdın”deyip bana bile yabancı bir şekilde güldüm.
“bu iyimi kötümü”
“bilmem”
Uzun bir 5 dakika konuşmadık.yağmur yağmaya başladı.
“rens eve gidelim mi”
“hayır sen istiyorsan git ben oraya bir daha gitmem”deyip yüzümü nahuel`e döndüm ve bir anda beni öpüyorduki elimi ağzına koydum.
“arkadaşlıktan fazlasını isteme..ne olur”
“neden”
“çünkü seni seviyorum ve ona ihanet edemem”ağaya kalkıp eve kendi evimeze doğru giyorumduki nahuel beni arkamdan yakalayıp öpmeye başladı.ben ne yapıyordum niye karşılık veriyordum ki jacob bizi görebilirdi elimi saçında dolandırdım ve kendimi ondan uzaklaştırdım.
“nahuel lütfen!rahat bırak beni”deyip eve doğru yürümeye başladım.
JACOB..ANLATIYOR.!
Büyük evden içeri girdim herkes`de bir hüzün vardı bu bana anormal gelmemişti zaten mutlu olsalardı anormal olurdu rens ortalıklarda yoktu miley`nin yanında olmalıydı
Masanın başına oturmuş ve kafasını masaya yaslamış bella`nın yanına oturdum.
“ne yapıyorsun sen”
“dinleniyorum”dedi bende bu düşüncesine kahkaha attım ve kahkahamla beraber herkes sinirli bir şekilde bana döndü sanki aileden birisi ölmüş gibi benimde gülmem herkese batıyordu.
“niye güldün”
“vampirler yorulmaz”
“zaten bende yorulmadım sadece düşünüyorum”
“rens nerede”yüzünü sinirle karışık hüzün içinde bana dikti
“gitti”
“ne”
“bize sinirlenip dışarı çıktı”
“niye peşinden gitmediniz”diye bağırdım ve sandalyeden kalktım.
“istemedi”
“ah bella havaya bak başına bir şey gelirse siz aklınızı kaçırmışsınız”deyip büyük evden çıktım rens kokusundan ormana doğru koştum.yavaşladım….tam karşımdaydı nahuel ile oturmuş konuşuyordu.bir dakika onunla niye kouşuyorduki yoksa nahuel`in söyledikleri doğrumuydu.onları daha iyi duyabilmek için ağacın arkasına oturdum ve onlara arkamı döndümki beni görmesinler diye..dinlemeye başladım;
“elizabeth”dedi nahuel
“onunla ilgili konuşmayalım lütfen”
“peki o zaman”
“nahuel son zamanlar seni kırdıysam üzgünüm”dedi rens
Bunu nasıl derdi o gidip bizi ispiyonluyordu bu ne kadar saçma bir düşünceydi.
“sen haklısın ben çok salağım sizi gidip volturilere söyledim kendini suçlu hissetme”ah!ölemi gerizekalı!
Derin bir nefes aldım “sen sölemeseydin bile bu durumu fark edeceklerdi sen sadece işi hızlandırdın”dedi rens ve yabancı bir şekilde güldü.
“bu iyimi kötümü”
“bilmem”
Uzun bir 5 dakika konuşmadılar tam yanlarına gidiyordum ki.yağmur yağmaya başladı.
“rens eve gidelim mi”iyi bir şey düşündün sonunda
“hayır sen istiyorsan git ben oraya bir daha gitmem”onlara döndüm nahuel tam rens`i öpmek üzereydiki rens eliyle nahuel`in ağzını kapattı.
“arkadaşlıktan fazlasını isteme..ne olur”
“neden”
“çünkü seni seviyorum ve ona ihanet edemem”ne!kalbime bir hançer saplanmış gibi ağrı girdi ve beni yere düşürdü titremeye başladım rens ile birlikte ayağa kalktık hala sinirden titriyordum rens tam gidiyorduki nauel rens tutup öpmeye başladı rens`de karşılık veriyordu her şey doğruydu rens nahuel`i seviyordu ve ben onlara engel oluyordum…rens nahuel`den kurtulup büyük ihtimalle bella`nın evine doğru gitmeye başladı bende onu takip ettim.bunu niye yapıyordumki o bana ihanet etmişti ben zaten hep kaybeden taraf olurdum dimi bir kere mutlu olsam ne olur..eve girdi ve yatağına yattı uyumasını bekledim.
Nihayet uykuya dalmıştı bende içeri girdim ve rens yanına yattım bunu hala nasıl yapabiliyordum o hala mutsuzdu ve ben onun mutsuz olmasına dayanamıyordum
O mutsuz olunca ben kendimi suçlu hissediyordum ama belkide oda kendini suçlu hissettiği için böyleydi o güzel yüzünü okşadım saçlarıyla oynadım belki bu son sevişim olacaktı onu….
RENS ANLATIYOR!
Gözümü açtım jacob benim yanımdaydı her zamanki gibi her şeyi zorlaştırıyordu o benim her şeyimdi.bunu bu melek yüzlü kurda nasıl yapmıştım.ben tam bir salaktım gözleri gözlerimden içeri girip kalbimi yakmıştı ilk defa suçluluk duygusu kalbimi acıtmıştı.mideme bir ağırı girdi.
“n..ee za..man geldin”dedim korku içinde.
“onu öptün”bizi görmüştü olamaz!!o kadar sinirliydiki gözlerim doldu.
“jacob”dedim fısıldayarak acı çekiyordu.
“inkar etme”yataktan kalktı kapıya doğru yöneldi.
“beni bırakma!”diye bağırdım göz yaşlarımın arasından.
“yani öptün”deyip yanıma geldi.
Derin bir nefes aldım “evet”korku ve en çok kaybetme korkusu içinde dedim.2 dakika hiç konuşmadı düşünüyordu.
Konuşmak için ağzını açtı “sen istersen giderim ve aranızdan çekilirim”
“saçmalama”
“şimdi ben mi saçmalıyorum”
“hayır öyle demek istemedim üzgünüm”
“onu seviyormusun”
Derin derin nefes aldım “evet”diye fısıldadım.
“sana inanamıyorum”deyip kapıları çarpa çarpa dışarı çıktı peşinden ormana doğru koştum.
“jacob….jacob..jacob”bir anda gözüm yerdeki kıyafet parçalarına kaldı dönüşüm geçirmişti yerdeki en sağlam kalan parçayı elime aldım hala sıcacıktı kokusunu içime çektim.
Ayağa kalktım “üzgünüm anladın mı seni seviyorum lütfen beni bırakma”diye bağırdım beni duymasını umarak.
“o gitti boşu boşuna uğraşma”
“elizabeth”
“evet benim”dedi ve yanıma geldi.
“ne işin var senin burada”dedim tiksintiyle.
“sadece iley dönüşmesine az kaldı onu haber veriyim dedim”
“saol”dedim eve doğru gidiyordumki kolumdan tuttu.
“işimi kolaylaştırdın ucube hemde çok”
“o senin yüzüne bakmaz”
“sen öyle san zaten bu kurt adam vampirlerden hoşlanıyor tuhaf ama gerçek ve sen tam bir vampir bile değilsin”
“bırak kolumu”
“alice halan benden bebek istedi bende kabul ettim ama sonra gelip vazgeçtiğini ve bunun sebebinin sen olduğunu söledi sen onları mutsuz ediyordun her şey senin istediğin gibi olamaz onlarında kendi hayatları var dimi tabi buna yaşamak denirse”
“rahat bırak beni”kolundan kurtuldum ve eve doğru koşmaya başladım.ben herkesi üzüyordum isteklerine karşı geliyorum ben nasıl birisiyim jacob ihanet ediyorum alice halama karşı geliyorum babama bağırıyorum ah tabi rosa halamada bence ben yaşamaması gereken bir canavarım….
|